Yayın Tarihi: 10.09.2026 23:19

TÜBİTAK 4004 - Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen ve Isparta Şehit Polis Mehmet Karacatilki Bilim ve Sanat Merkezi öğretmenlerinden Dr. Zuhal Küçükyaman’ın yürütücülüğünü üstlendiği “Göller Yöresinin Yakarışı 4” projesi, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen 24 öğretmen katılımıyla Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Isparta Meslek Yüksekokulunun akademisyenlerinin çeşitli eğitimleri ile gerçekleştirildi. Küresel iklim krizinin tetiklediği kuraklık ve göllerdeki su kayıplarına karşı toplumsal direnç oluşturmayı amaçlayan bu çok boyutlu proje, üniversitemizin değerli akademik kadrosunun öncülüğünde yürütülen nitelikli eğitimlerle zenginleştirildi. Proje süresince ISUBÜ akademik personeli, uzmanlık alanlarına göre kritik görevler üstlenerek katılımcı öğretmenlere kapsamlı bir perspektif sundu. Bu doğrultuda, Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Kalkan ve Öğr. Gör. Dr. Mehmet Anıl Küçükyaman gerçekleştirdikleri “Eğirdir Gölü’nün Sosyal ve Turistik Değerleri: Kuruma Sürecinin Toplumsal Etkileri” başlıklı eğitimle bölgenin ekolojik yapısını sosyolojik ve turistik dinamikleriyle birlikte masaya yatırırken; Öğr. Gör. Yasemin Duran “Su Yoksa Gelecek Yok: Görsel Farkındalık Atölyesi” ile çevre krizlerinin eğitsel boyutuna estetik ve yaratıcı bir katkı sundu. Ayrıca Öğr. Gör. Cemalettin Güven, projenin saha süreçlerinde üstlendiği rehberlik göreviyle etkinliklerin operasyonel ve bilimsel başarısına katkı sağladı.

Türkiye’nin sürdürülebilirlik, iklim adaptasyonu ve su güvenliği odaklı uluslararası vizyonu, özellikle önümüzdeki dönemin en kritik küresel iklim platformlarından biri olan COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı) süreçleriyle doğrudan örtüşmektedir. Ülkemizin yürüttüğü bu küresel iklim diplomasisinin yerel tabandaki en güçlü yansımalarından biri, Göller Yöresi gibi hassas ekosistemlerde gerçekleştirilen bilim temelli eğitimlerdir. Isparta Meslek Yüksekokulu çatısı altında hayata geçirilen bu tür projeler, öğretmenler aracılığıyla binlerce gence ve dolayısıyla topluma yansıyan ekolojik okuryazarlığı artırmaktadır. Ülkemizin uluslararası iklim taahhütlerinin yerel düzeyde içselleştirilmesine öncülük etmektedir. Farklı branşlardan gelen öğretmenlerin yerinde eğitim ilkesiyle dahil olduğu bu anlamlı eğitim, doğa ve insanlık ortak paydasında yarınların sorumluluğunu taşıyan kararlı bir akademik adım olarak öne çıkmaktadır.